Google Translate

  • Türkçe
  • English
  • العربية
  • Pусский
KOLLAJEN TAKVİYELERİ

KOLLAJEN TAKVİYELERİ HAKKINDA HER ŞEY

Yediklerimiz ve içtiklerimizle daha iyi bir cilde kavuşabilir miyiz?  Vücudumuza aldığımız her şeyin şüphesiz ki cildimiz ve genel sağlığımız üzerinde etkileri var ve bu nedenle son zamanlarda pek çok insan cilt yapılarını düzeltmek için kollajen takviyelerine yöneldi.

Kollajen son zamanların en popüler ürünlerinden. Sakız, toz, içilebilir sıvı gibi pek çok formda piyasada mevcut. Peki ama gerçekten bu takviyeler işe yarıyor mu?

 

Kollajen nedir?

Kollajen cildimizdeki ana yapısal proteindir. Aminoasitlerin bir araya gelmesi ile sentezlenir. Cilt dışında kemik, eklem, tendon ve kaslarımızda da bol miktarda kollajen bulunur.

Dermis denilen cildin orta tabakasının %70-80’i kollajendir ve cildimize dolgun, yumuşak ve esnek bir görünüm verir. Ancak yaşlandıkça kollajen üretimi azalır. Bunun sonucu olarak, ciltte sarkma, kırışıklıklar, güneş lekeleri, ince cilt ve kırılgan tırnaklar ortaya çıkar.

 

Kollajen takviyeleri nelerdir?

Cildin genç ve sağlıklı görünmesinde kollajenin büyük rolü olduğundan dolayı, antiaging uygulamalardaki amacımız kollajen miktarını arttırmaya yöneliktir. Kollajen takviyelerinin üretilmesinin ardında da bu fikir yatmaktadır.

Kollajen takviyeleri toz, hap veya likit gibi farklı formlarda üretilmektedir. Bazıları ek olarak antioksidan ve vitamin de içerebilmektedir. Takviyedeki kollajenin kaynağı balık, sığır veya domuz olabilmektedir.

 

Kollajen takviyeleri gerçekten işe yarıyor mu?

       Diyelim ki kollajen takviyesi almaya başladınız. Buradaki en büyük soru işareti, aldığınız kollajenin ne kadarı barsaklardan emilecek, emilen miktarın ne kadarı cildinize gidecek ve kollajene dönüşecek? Diğer sorular ise cildinize faydası ne kadar olacak? Ne kadar süre kullanmanız gerekecek? Kullanmaya başladıktan ne kadar süre sonra etkisini görmeye başlayacaksınız? Ürünler güvenli mi?

      Kollajen takviyelerini üreten firmalar bu ürünlerin ciltte kollajen üretimini tetiklediğini ve cildin daha nemli, gergin ve yumuşak olmasını sağladığını iddia etmekte. Kullanan bazı kişilerden alınan geri dönüşlerde de kullananlar, aylar içinde sonucu görmeye başladıklarını,  ciltlerinin daha parlak tırnaklarının daha sağlam olduğunu söylemekteler. Tüm bunları kanıtlayacak kanıt değeri yüksek bir bilimsel çalışma ise henüz mevcut değil.

     İdeal bir dünyada, yediğiniz kollajen cildinizde direk kollajen olarak sonlanırdı ama gerçek dünya böyle değil. Kollajen molekülü bozulmadan emilip kana karışmak için çok büyük. Bu nedenle sindirim sisteminde yapıtaşı olan aminoasitlerine parçalanarak emiliyor. Bu sorunu biraz olsun aşabilmek adına ise kollajenin biraz daha parçalanmış hali olan hidrolize kollajen içeren takviyeler mevcut.

    Kollajen dışardan takviye olarak alındığında öncelikle sindirim sisteminde aminoasitlere parçalanır ve aminoasit olarak kana karışır. Bu aminoasitlerin cilde gideceğinin ve ciltte kollajene dönüşeceğinin bir garantisi yoktur. Vücutta nerde protein sentezine ihtiyaç varsa oraya yönlenecektir. Örneğin spor yaptığınız bir gün kaslarınıza ve eklemlerinize yönlenecektir.

    Ancak yeterli protein almayan biriyseniz elbette ki cildiniz de aminoasite aç olacağından bir kısmı da cildinize yönlenebilir. Kollajen sentezinde çalışan enzimler vitaminlere de ihtiyaç duyduğundan sentezin gerçekleşebilmesi için vitamin eksikliğinizin de olmaması gerekir.

 

Kollajen takviyesi seçerken dikkat edilmesi gerekenler

    Özet olarak kollajen takviyelerinin etkinliği hala net değildir. Ancak kullanan pek çok kişi kullandıklarına değecek şekilde cilt ve tırnak sağlığı yönünden pozitif etkiler gördüklerini söylemektedir. Bir dermatolog olarak bu konudaki görüşlerimi ifade etmem gerekirse, sağlıklı dengeli beslenen, yeterli aminoasit, protein ve vitaminleri alan bir kişinin kollajen takviyesi almaktan ziyade, cildin kollajen üretimini arttırıcı ve var olan kollajeni koruyucu uygulamalar yaptırmasını daha yararlı buluyorum. Ancak yeterli dengeli beslenmediğinizi düşünüyorsanız takviye alabilirsiniz. Veya kollajen üretimini arttıran tedaviler, uygulamalar yaptırıyorsanız (Lazer, altın iğne, dermapen gibi) ,spor yapan bir insanın diyetindeki protein miktarını arttırması gibi,  bu takviyelere başvurabilirsiniz.

    Kollajen takviyesi seçerken içindekiler kısmı dikkatle okunarak kollajen kaynağına bakılmalıdır. Kaynak balık, sığır veya domuz olabilir. Sığır veya domuzdan üretilen ürünler hayvanların taşıdıkları hastalığı içerebilir. Çünkü bu takviyeler ilaçlar gibi yakın düzenlemelere tabi değildir. Kaynak seçilirken balık kaynaklı kollajen içerenler daha çok tercih edilmelidir. Çünkü balıktan elde edilen kollajen daha küçük moleküler boyuttadır bu da emilimi yani biyoyararlanımı arttırır. Balık kollajeni alırken dikkat edilmesi gereken nokta ise deniz anası veya kabuklu deniz hayvanından üretilip üretilmediğidir. Mümkünse bu ürünler tercih edilmemelidir, özellikle kabuklu deniz hayvanı allerjiniz varsa. Temiz su veya deniz balığının derisi, yüzgeci, kılçığı veya pulundan üretilen kollajen tercih edilmelidir.

    Takviyenin kollajen içeriği tercihen 10gr veya en az 5 gr olmalıdır.

    Kollajen sentezine destek olması açısından alınan takviyenin bakır, çinko, C vitamini içermesi tercih edilmelidir.

    Biyoyararlanımı arttırmak adına likit formlar tercih edilmelidir.

 

Kendi kollajeninizi nasıl korursunuz?

    Öncelikle sağlıklı, dengeli beslenerek protein, vitamin ve mineralleri gerçek gıdadan alın. Kemik suyu, yumurta, balık, fasulye gibi yiyecekler bu konuda idealdir. Vitamin C alımına özen gösterin.

    Cildinizi kollajen yıkımından korumak için sigarayı bırakın, güneşten korunun.

    Kollajen üretimini arttırmak ve var olanı korumak için en etkili yollardan biri bir vitamin A türevi olan retinol kullanmaktır.  Retinol yanında vitamin C serumlar da antioksidan etki ile kollajen yıkımını azaltır.

    Altın iğne, lazer, dermapen gibi uygulamalarla da ciltte kollajen üretimi tetiklenebilmektedir.